Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 9

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 9
Sabah saat 10’a doğru kalktım, uyku güzel gelmişti. Biraz yatakta oyalandıktan sonra laptopumu açtım. Sinem halen bebekler gibi uyuyordu. Öğle yemeğini bekleyecektim karnım çok aç değildi. Sinem’de saat 11:00 gibi kalktı, gülümseyerek yanağıma bir öpücük kondurdu. Kalktı ve hemen banyoya girdi. Yarım saat’e yakın banyoda kalmıştı, çıktıktan sonra laptopumu kapatıp ben girdim ve uzunca bir duş aldım. Çıktığımda sinem üzerine dizlerinin bir karış üstünde bir şort ve kırmızı body giymişti. Ben banyodan çıkınca, “Hadi hazırlan öğle yemeğine inelim!” dedi. Ben de, “Tamam.” deyip kapri ve tişört giydim. Bugün Çin’deki son günümüzdü, akşam saat 19:45’te uçağımız kalkıyordu. Öğle yemeği için salona indik ve kenardaki masalardan yemeklerimizi alarak oturduk bir masaya. Ben Sinem’e, “Mehmet bey ve Ayten hanımı ne zaman çağırayım?” dedim. Sinem, “Aaa onları unuttum ben, neyse ya çağır istiyorsan 3 gibi.” dedi. Bu arada salonun girişinde Mehmet bey ve Ayten hanım gözüktü. Yemeklerini aldıktan sonra masamıza gelerek, “Oturabilir miyiz?” dediler. Biz de, “Buyrun!” dedik.

1 saat kadar güzel sohbetli bir yemek yedikten sonra biz yemeğimizi bitirmiştik. Onlar da bitirdikten sonra kalktık ve Otel’in barına giderek birkaç kadeh bir şey içmeye karar verdik. Ayten hanım üzerine kısa bir beyaz mini kot ve üstüne de beyaz renkte dar bir askılı body giymişti. Çok seksi gözüküyordu o haliyle. Birer kadeh şarap içtik saat’i de muhabbetle, sohbetle 14:00 yapmıştık. Biz kalkmak için izin istedik. Sinem çıkarken ben Mehmet beyin kulağına, “Saat 15:00 gibi bizim odaya gelin!” dedim ve Sinem’le beraber odamıza çıktık. Saat 14:20 gibi patronum aradı, biz ona Cuma günü anlaşmayı imzalayacağız dedik, ama Pazartesi imzalayınca söylemek istemedik. Gökhan bey, “Engin naber?” dedi. Ben de, “İyiyim Gökhan bey, siz nasılsınız?” dediğimde, “Sağol iyiyim, ama senin vereceğin olumlu bir haberle daha iyi olabilirim. Ne oldu anlaşma? İmzaladınız mı?” dedi. Bir süre sessiz bekledim ve “Ben hangi sözleşmeyi imzalatmadan döndüm ki, bunu imzalatmayayım?” dediğimde, Gökhan bey kahkahayı patlattı ve “Aferim sana be Engin, benden size Pazartesinden itibaren 3 gün izin. Perşembe sabahı iş başı yaparsınız. Dinlenin, gezin, dolaşın!” dedi ve kapattı. Bizi Çin’de çok yoruldu sanıyordu adamcağız.

Sinem’e izin haberini verdiğimde çok sevindi. Boynuma sarıldı ve bir süre sonra, “Türkiye’ye dönünce de birşeyler yaparız artık!” dedi. Ben de, “Yapmaz mıyız? Yaparız tabi!” dedim. Saat 14:30 olmuştu, Sinem’in kalçasına bir tokat attım ve “Hadi hazırlan, birazdan Mehmet bey ve Ayten hanımlar gelir!” dedim. Sinem gülerek, “Tamam, umarım Çin’den gitmeden önceki son seksimiz güzel olur!” dedi ve gülümsedi. Öğlen banyo yapmasına rağmen yine banyoya girdi. Sinem banyoya girince ben de yatağa yatıp bir sigara yaktım. Sinem’in ne giyeceğini görmek istemiyordum, sürpriz olmasını istiyordum o yüzden Sinem hazırlanırken ben banyoya girecektim. Sinem banyodan çıktı ve ben de arkasından girdim.

Banyoda 15 dakika kadar oyalandıktan sonra çıktığımda gözlerime inanamadım. Sinem altına kırmızı liseli kızların etekleri gibi kısa pileli etek, üzerine ise beyaz, dar bir tişört giymişti. Göğüsleri tamamen belli oluyordu. Kapımız çalındı, saat 15:00’e yaklaşmıştı. Ben kapıyı açtığımda elinde bir şişe şarap vardı. 2 kadeh Mehmet bey de, 2 kadehte Ayten hanımda vardı. Ayten hanım gerçekten harika olmuştu, altına siyah, dar bir kot pantolon, üstüne de çok renkli bir tişört giymişti. Mehmet bey hemen şarabı açtı ve hepimize birer kadeh doldurup verdi. Biraz sonra ateşli bir seks yaşayacak biz değilmişiz gibi, havadan sudan muhabbet ediyorduk. Bu arada şaraplarımızın sonuna gelmiştik ve hepimiz bitirince bir sessizlik oluştu ortamda.

Mehmet bey yerinden kalktı ve Sinem’in yanına oturdu, elini omzuna attıktan sonra dudaklarına yapıştı ve öpmeye başladı. Ayten hanım ile ben birbirimize bakıyorduk. Ben de koltuğa, Ayten hanımın yanına geçtim. Ayten hanım ile birbirimize bakıyorduk ve birden ben de onun dudaklarına yapıştım. Ayten hanım da bu hareketimi bekler gibi bir anda beni öpmeye başladı. İki elimi de beline dolamıştım ve kendime doğru çekiyordum ara sıra. Ayten hanım öpüşmeyi bıraktı ve ellerimi belinden çekip ayağa kalktı ve üstündeki tişörtü çıkartıp ardından südyenini de çıkarttı ve bana fırlattı.

Bu sefer geldi ve kucağıma oturdu, göğüslerini ağzıma aldım ve emmeye başladım. Hafiften sarksa bile hiçbir kırışıklık yoktu vücudunda. Göğüslerini emerken o da inliyordu ve saçlarımı okşuyordu. Elimi pantolonunun üzerinden kalçalarına attım ve okşamaya başladım. Ayten hanım ara sıra omzuma öpücükler konduruyordu. Göğüs uçları iyice kabarmaya başladı. İki göğsünü de iyice yaladıktan sonra Ayten hanım üzerimden kalktı ve dizlerinin üzerine çöktü. Ben üstümdeki tişörtü çıkarttım, o da altımdaki şortu ve boxerı çıkarttı ve yarrağımı eline alarak okşamaya başladı. Ben ise Sinem ve Mehmet beyi izliyordum.

Mehmet bey, Sinem’i yatağa yatırmış göğüslerini yalıyordu. Harika gözüküyorlardı, onları izlerken sikim iyice kalkmaya başladı. Ayten hanım biraz okşadıktan sonra yarrağımı ağzına alarak yalamaya başladı. Ben kafamı geriye attım ve sadece aldığım zevki düşünmeye başladım. Ayten hanım profesyonel gibi harika yalıyordu. Ayten hanım uzunca bir süre sikimi ve taşaklarımı yaladıktan sonra boynundan tuttum ve kafasını kaldırıp dudaklarına uzun bir öpücük kondurduktan sonra Sinem’in tam yanına yatırdım Ayten hanımı ve altındaki kot pantolonu çıkarttım.

Kırmızı, dantelli bir külot vardı altında. Bacaklarına öpücükler kondurmaya başladım, amına doğru gelince de külotunu çıkarttım ve arkama fırlattım. Amının dudakları biraz açılmıştı, ne kadar yıldır seks yapıyordu kim bilir. Hemen amına yumuldum. Ayten hanım bir anda iç çekti ve ardından derin bir, “Ohhhh!” çekerek inlemeye başladı. Amının içine kadar yalıyordum, bu arada klitorisine elimi atarak onu daha hızlı orgazm etmeyi düşünüyordum. Mehmet bey de, Sinem’i tamamen soymuş ve yatağa domaltmış, amını yalıyordu.

Ayten hanım ve Sinem de bu arada yatakta birbirlerini öpmeye başladılar. Ayten hanım iyice kendini kasmaya başladı. Elimi klitorisinden çektim ve klitorisini yalamaya ve parmağımı da amına sokmaya başladım. Ayten hanım fazla dayanamayıp orgazm oldu. Ayağa kalktım. Ayten hanımı ellerinden tutarak kaldırdıktan sonra, yatağa, Sinem’in biraz yanına domalttım ve arkasına geçtim. Yarrağımı elime aldım ve ateş gibi yanan amına sokmamla beraber içine girmem bir oldu. Ayten hanım yine derince bir, “Ohhhh!” çektikten sonra yavaş yavaş içine girmeye başladım.

Amı biraz daha genişti Sinem’e göre, ama yine de harika bir zevk alıyordum. Ayten hanım ara sıra kendini kasıyordu, sonra ise yavaşça bırakıyordu. Biraz daha hızlanmaya karar verdim, kasıklarım kalçalarına çarptıkça dalgalanan kalçaları harika bir görüntü ortaya sunuyordu. Mehmet bey ise, Sinem’in amını hızlı hızlı sikerken bir yandan da hırlıyordu. Sinem’in amından çıkan ‘Şlop, şlop’ sesleri odayı sarmıştı. Sinem ise gözleri kapalı hafifçe inliyordu. Mehmet bey bir süre sonra yarrağını çıkarttı ve 31 çekerek saniyeler içinde Sinem’in kalçalarına boşaldı. Sinem kalktı ve lavaboya gitti.

Mehmet beyin boşalmasına rağmen yarrağı dimdikti, hemen Ayten hanımın önüne gelerek yarrağını ağzına verdi. Ben arkadan Ayten hanımı sikerken, o da önden ağzına veriyordu. Mehmet bey bir süre sonra bana, “Tost yapalım mı?” dediğinde, kafamla ‘Olur!’ işareti yaptım. Mehmet bey, Ayten hanımın ağzından yarrağını çekti ve yatağa sırt üstü yatıp, Ayten hanımı üzerine aldı. Yarrağını amına soktu, ben de arkasına geçtim ve parmağımı biraz götüne bastırmaya başladım. Zorlanmasını istemiyordum, ama Ayten hanım götten almış gibiydi, rahatça parmağım içine girince ıslatma gereği duymadım.

Hemen götüne dayadım ve haklı çıkmıştım, yarrağımı hemen içine aldı. Amına göre daha dar olan göt deliğinde harika bir zevkle gidip geliyordum. Bu arada Sinem banyodan çıktı. Yanıma gelerek gülümseyip dudağıma öpücük kondurduktan sonra eğildi ve biz Ayten hanımı tost yaparken alttan taşaklarımı emiyordu. Bu durum daha fazla zevk vermişti bana ve daha fazla dayanamayarak göt deliğine boşaldım Ayten hanımın. İçinden çıkmamla beraber döllerim göt deliğinden Mehmet beyin taşaklarına damlamaya başladı. Ben kenara geçtim ve bir sigara yakarak onları izlemeye başladım. Mehmet bey demin boşalmamış gibi Ayten hanımın amını hırslıca sikiyordu. Sinem de yanıma oturdu ve bir sigara yaktı. Sinem gerçekten iyi sikilmişti bu sefer, hakkını vermişti Mehmet bey.

Sigaralarımızı bitirince biz de onların yanına dönecektik, ama benim önce inmeye başlamış sikimi kaldırması gerekiyordu. Sinem ben bir şey demeden kalktı ve diz üstüne çöküp sikimi ağzına alarak yalamaya başladı. Harika bir şekilde yalıyordu ve gördüğüm görüntüler karşısında da zaten sikimin kalkması o kadar da uzun sürmedi. İyice azmıştım ve Sinem’i kolundan tutarak sertçe yatağa sırt üstü attım ve bacaklarını iki yana attım. Amına köklememle beraber, Sinem, “Ahhhh!” diye bağırdı ama halinden de memnundu. Sinem’i çok hızlı sikiyordum, taşaklarım göt deliğine çarpıyordu, çarpma hızından artık ağrımaya başlamıştı, ama bunu takmadan Sinem’i hızla sikmeye devam ediyordum.

Mehmet bey bile hızıma ve azgınlığıma şaşırmıştı ve bize bakıyordu. Sinem’in içine her köklediğimde daha hızlı sikmek geliyordu içimden. Jack’e yaptığım bir hırsmıydı bu bilmiyordum, ama o an Sinem’i bayıltana kadar sikmek istiyordum. Sinem’in göğüsleri yukarı, aşağıya sallanıyordu. Sinem zevkten gözlerini kapatmış, dudaklarını ısırıyordu. Çok geçmeden çığlıklar atmaya başladı ve orgazm oldu. Ben ise duracağa benzemiyordum. Sinem’i kaldırdım ve domalttım. Göt deliğini tükürükledikten sonra parmağımı attım ve iyice bastırmaya başladım. Sinem’in götünden parmağımı çektim ve hemen yarrağımı dayadıktan sonra sokmaya başladım. Sinem çığlıklar atmaya başladı, göt deliğini aniden zorlamamdan biraz kanama olmuştu, ama ben bunu düşünecek durumda değildim.

Boşalacaktım, iyice hızlanmaya başladım. Sinem’den ağlamaklı bir sesle, “Lütfen yavaş ol, canım yanıyor!” dediğinde, kalçasına tokat atarak, “Sus orospu!” dedim ve götüne boşaldım. İliklerime kadar boşalmıştım. Mehmet bey de çoktan boşalmış, Boxerini giymiş, yatağın diğer ucunda sigarasını içiyordu. Sinem altımdan kalktı ve koşa koşa banyoya gitti. Ayten hanım ise yüz üstü yatakta ölü gibi yatıyordu. Bir sigara yaktım ve çift kişilik koltuğa oturdum. Mehmet bey, “Engin ne yaptın sen öyle ya? O kadar sert sikilir mi? Kızcağız ölüyordu acıdan!” dediğinde, “Abi yavşağın birine sinirlendim, o yüzden öyle oldu, tutamadım kendimi!” dedim. Sigaramı bitirdim. 7-8 dakika olmuştu ve Sinem lavabodan çıkmamıştı, ayağa kalktım ve çırılçıplak banyoya girdim. Sinem klozetin üstüne oturmuş ağlıyordu.

Yanına gittim. Dokunmamla, “Çek elini, dokunma bana hayvan herif!” dedi. Biraz önceki sinirlenmeme morali bozulmuştu herhalde. Hemen sarıldım ve “Sakin ol, geçti. Özür dilerim!” dedim. Bir süre sonra kalktım kapıyı kapattım. Sinem’i hemen duşa soktum ve kendi ellerimle ılık suda yıkadım. Sinem’in siniri biraz gitmişti. Sinem’i çıkarttım banyodan. Mehmet bey ise giyinmişti bu arada. Saat 16:40 olmuştu. Ayten hanım da giyindi ve teşekkür ettiler bize, telefonlarını yazdıkları kağıdı bıraktıktan sonra çıktılar, odalarına gittiler. Sinem yatağa yüz üstü yatmıştı, kalçalarında halen kızarıklıklar vardı. Sinem’e kendimi affettirmem gerekiyordu, hemen Samet’i aradım ve arabayı otelin önüne getirmesini, ama benim kullanacağımı, şöför getirmemesini söyledim. “Tamam abi!” diyerek kapattı. 15 dakika sonra Samet gelmişti, hemen altıma bir pantolon, üzerime de mavi gömlek giyip indim aşağıya.

Arabayı aldım ve Samet’i tekrardan oteline bıraktım, yürütmek istemedim oraya kadar. Ardından bir restoranta giderek güzel bir yerden iki kişilik, saat 18:00’e yemek rezarvasyonu ayarladım. Sonrasında ise Sinem’e güzel bir kolye aldıktan sonra otelin önüne geldim. Saat 17:30 olmuştu bu arada. Sinem’i aradım. Biraz beklettikten sonra açtı ve “Ne var?” dedi. Belli ki siniri geçmemişti. “Hadi giyin, otelin önündeyim bekliyorum!” dedim ve başka bir şey sormamasını söyleyip kapattım. Gelecekti, iyi biliyordum. 15 dakika sonra Sinem’i asansörden inerken gördüm. Üzerinde tek parça kırmızı bir elbise vardı, ona uygun renkte bir makyaj yapmıştı, çok güzel olmuştu. Yanıma geldiğinde biraz kızgın gibiydi. Kapısını açtım ve bindikten sonra ben de bindim ve sürmeye başladım. Restoranta geldiğimizde biraz mutlu gibiydi, güzel bir yemek yedik ve şarap içtik. Yemeğimiz bitince yerimden kalktım ve kolyeyi çıkartıp boynuna taktığımda yüzü gülüyordu artık. Kulağına eğilerek, “Umarım affetmişsindir beni!” dedim ve yerime oturdum.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir