Efe ile Nilin Hikayesi..19

Efe ile Nilin Hikayesi..19
Cumartesi günü benim doğum günümdü. Cuma günü işe gitmek üzere kapıdan çıkarken sarılıp beni öpen kocam, kalçalarımı avuçlayarak tutup kendine çekti,

“Aşkım..” dedi. “Yarın doğum günün… Bana ne sürpriz yapacaksın bakalım…”

“Deli misin sen Efe?” diyerek kendimi kurtarmaya çalıştım. “Ben doğum günü kızıyım, sen bana ne sürpriz yapacaksın asıl?”

“Canım benim, senin sürprizin hazır zaten… Ama sen beni memnun edersen vericem o sürprizi sana… Güzelce hazırlan yarın akşama… Yemeğe çıkıyoruz. Kardeşinin düğününde giydiğin siyah abiye kıyafetini istiyorum. İçinde seksi çamaşır, jartiyer, çorap istiyorum. Restorandaki bütün erkekler sana bakmalı, ona göre…” Kapıdan çıkıyordu bunu söylerken… Güldüm, poposuna vurdum,

“Siktir ordan pezevenk herif… Karını satmaya mı götüreceksin, doğum günü kutlamaya mı?” Kahkahayla güldü sözlerime,

“Belli mi olur karıcım, müşterin çıkarsa neden olmasın?” diyerek gitti.

Neredeyse üç gündür sevişmiyorduk. Yavaş yavaş kudurmaya başlamıştım. Yatakta yanına yaklaşıyor, sırnaşıyor, oynaşıp baştan çıkarmaya çalışıyordum ama oralı olmuyordu. Yorgunum, uykum var, yarın yapalım… Tam tipik kadın bahaneleriyle başından savıyordu beni…

Restoranda yemek olayını duyunca canlandım biraz… Bütün bir günü tembel tembel kendime bakım yaparak geçirdim. Ağdaydı, kremdi, vücut bakımıydı, epey uğraştım. Akşam kocam geldiğinde ona da gösterdim ne durumda olduğumu, fakat yine umursamadı. Sinirlenmeye başladım iyice…

Cumartesi günü öğleden sonra kuaföre gidip saçıma güzel bir fön çektirdim, makyajımı da orada yaptırdım. Eve geldiğimde Efe de işten gelmiş, duşa girmişti. Ben giyinmeye başladığımda o da gelip gardroptan takım elbisesini çıkardı, giyindi, salona geçti.

Minik siyah elbisemi, tanga külot ve dantel sütyenden oluşan çamaşırlarımı, ince siyah jartiyer çoraplarımı giyinip yanına gittiğimde bana bakıp uzun bir ıslık çaldı. Hayran gözlerle bakıyordu bana,

“Harika olmuşsun Nil… Bir içim su gibisin aşkım…”

“Teşekkür ederim.” dedim. “Sen de pek yakışıklı olmuşsun takım elbiselerle…”

“Eteği çok kısaymış ama… Neyse… İçinde ne var? Göstersene…”

Elbisemin eteğini kaldırıp kocama transparan tanga külodumu ve jartiyerimi gösterdim. Bacaklarımdaki ince siyah çoraplarla, yüksek topuklu siyah lame iskarpinlerimle güzel, kışkırtıcı görünüyor olmalıydım ki, kocamın gözleri parlamaya başlamıştı.

“Off… Bebeğim, tam sikilecek kadın olmuşsun.” dedi.

“Onun için mi kaç gündür sikmiyorsun beni, ellemiyorsun hiç…” dedim ben de…

“Mermilerimi bu geceye sakladım Nil… Biliyorsun, fazla kurşunum yok karıcım.”

Çıkıp arabaya bindik. Lüks bir otelin önünde durup indiğimizde biraz şaşırdım. Efe’ye,

“Otele neden geldik? Hani yemeğe çıkacaktık?” dedim.

“Otelin restoranında yemek için rezervasyon yaptım karıcım…” dedi. “Bugün özel bir gün olacak. Hadi gel doğum günü kızı…” diyerek elimden tuttu, otelin restoranına götürdü beni… Anlaşılan benim doğum günü epey pahalıya patlayacaktı. Aman neyse diye düşündüm. Her zaman olmuyor ya…

Her şey çok güzel geçti. Otelin restoranı her şeyiyle güzeldi. Yemekler, şık garsonlar, masada mumlar, bir kenarda gitar çalan bir müzisyen, harika ambiyans… İçtiğim şarap başımı döndürmeye başlamıştı ki, Mert dansa kaldırdı, müzik eşliğinde dans ettik beraber… Masalardaki insanlar gülümseyerek bakıyorlardı bize…

Harika bir akşam geçirdik kısacası… Yemek bitti diye üzülüyordum ki kocam elimden tutup asansöre götürdüğünde şaşırdım,

“Nereye gidiyoruz Efe?”

“Aşkım… Bu gece otelde kalıyoruz. Oda ayırttım. Bu gece bizim gecemiz… Sana değişik bir doğum günü yaşatayım dedim. Nasıl, hoşuna gitti mi?”

Etrafımızdaki insanlara rağmen sarılıp dudaklarından öptüm kocamı,

“Teşekkür ederim, çok ince düşüncelisin kocacım…” dedim. “Merak etme, bu gece özel olarak teşekkür edeceğim sana… Bayılacaksın…”

Odamızın olduğu kata çıktık, odaya girdik. Güzel, lüks döşenmiş, geniş bir yatak, üzerinde bir meyve sepeti olan sehpa, koltuklar, jakuzili bir banyo… Muhteşem…

“Maaşını buraya mı verdin yoksa Efe? Çok lüks her şey… Çok pahalı olmalı…”

Arkamdan gelip sarıldı kocam… Çıplak enselerimi, boynumu öpüyor, memelerimi avuçlayıp okşuyordu.

“Merak etme karıcım…” dedi kulağımı öperken… “Çok ucuza geldi bana, promosyon vardı.” Kollarının arasında dönüp dudaklarına asıldım, öpüşürken boynuna sımsıkı sarıldım. Günlerce sevişmemenin verdiği azgınlıkla saldırıyordum kocama…

“Dur, bekle Nil…” diyerek beni uzaklaştırdı. Nefes nefeseydik. Elbisemin belindeki aynı kumaştan siyah kemeri çözüp çıkardı, beni yatağa oturttu yavaşça…

“Hadi gel seninle oyun oynayalım. Gözlerini bağlamak istiyorum… Çok hoşuna gidecek, inan bana…”

Başımı sallayarak onay verdim. Siyah kumaşı gözlerimi kapatacak şekilde bağladı. Sonra elimi tutup önüne götürdü. Takım elbisenin pantolonunun önü kabarıktı. Siki sertleşmişti kocamın… Kumaşın üstünden okşadım. Fısıldadı,

“Aç… Dışarıya çıkar onu…”

Dediğini yaptım. Fermuarını yavaşça indirdim. Elimi içeriye soktum. Şapşal şey, külot giymemişti altına… Elim direkt olarak sertleşmiş pipisine değdi. Tutup dışarıya çıkardım.

“Aşkım… Bu gece hayatının saksosunu çekicem sana…” dedim. Tam başımı öne eğip bağlı gözlerimle körlemesine ellerimle araştırarak kocamın pipisini bulmuş, dudaklarımı değdirmiştim ki,

“Dur bebeğim…. Bekle… Güzel bir müzik açayım önce…” diyerek çekildi önümden… Öylece bekledim. Ne aptal herif, karısı sikini yalayacakken müzik istiyor. Odadaki ses sisteminden güzel bir slow müzik yayıldı. Yumuşacık, insanın içini eriten, ortamı daha da güzelleştiren bir müzik…

Sonra kocamın sesini duydum önümde,

“Geldim karıcım… Hadi bakalım… Kaldığımız yerden devam edelim. Göster marifetlerini… Aç ağzını benim azgın orospum, sikimi ağzına sokayım.”

Ağzımı açıp bekledim. Kocamın iyice önüme yaklaştığını hissettim. Bacaklarımı araladım iyice yaklaşması için… Ellerimi uzatıp pantolonundan tuttum. Dudaklarıma değdirdi sikinin başını… Sıcak etin temasını hissedince ağzımı açtım. Dilimi uzatıp o sıcaklığı yalamak istedim. Dilimin ucu sikinin başına değdi ama ağzıma sokmadı. Öylece temas edip bırakıyor, ileri gitmiyordu. Dilimi uzatabildiğim kadar uzatıp yalamaya, dudaklarımı aralayıp ağzıma almaya çalışıyordum. Gülerek,

“Hadi Efe… Bırak yalayayım sikini… Hadi aptal, harika bir saksoyu kaçırıyorsun.” dedim.

“Tadını çıkarmaya çalışıyorum ben de Nil… Öyle güzel ağzını açıyorsun ki… Tam bir orospu gibisin şu anda… Dur, seni videoya çekeyim. Bekle…”

“Hadi ama…” diye inledim. “Üç gündür sikişmedik. Canım fena halde sevişmek istiyor. Bırak oyun oynamayı… Sikeceksen sik… Amımdan sular akıyor artık, külodum ıslandı…”

“Canım… Sabaha kadar benimsin sen… Acele etme… Vibratörü de getirdim yanımda… Yarrağa doyurucam seni… Hadi yala bakalım, eve gittiğimizde bu videoyu izleticem sana… Harika bir orospunun harika saksosu…”

“Ohh… Hadi ver şunu ağzıma da, sakso gör sen…” diyerek ağzımı açtım yine… Dilimi uzattım. Dilimin ucuna değdirip çekiyordu sikini…

“Kızmaya başladım ama… Ver şunu artık… Yalayıp boşaltayım, sonra da sen beni hallet vibratörle… Dayanamıyorum.”

“Peki karıcım… Oh, bebeğim benim… Al sikimi… Em yarrağımı…”

Birden sikini ağzıma dayayıverdi. Fakat bir tuhaflık vardı. Kocamın ağzımın içinde kaybolan on santimlik pipisi girecek diye öylesine açtığım dudaklarımı zorluyordu alet… İyice açmak zorunda kaldım ağzımı… Kocam iki eliyle saçlarımdan tutup kendine çekti. Dudaklarımın arasından zorlayarak giren kocamın pipisi olamazdı. Bu… Bu büyük bir erkeklik organıydı. Bunca zamanlık kocamın pipisini yalaya okşaya öğrenmiştim artık, ağzımın içine giren, zorlayan o değildi.

“Hey, ne oluyor? Ne bu Efe? Sen değilsin, senin sikin değil bu…” diyerek ellerimi yukarıya kaldırdım. Gözlerimi bağladığı siyah kumaşı çözmeye yeltendim. Birden ellerimi bileklerimden tuttu. Ben daha ne olduğunu anlamaya çalışırken ellerim arkamda bağlanmıştı bile…

“Efe… Bırak şu ellerimi çöz hemen… Gözlerimi aç… İstemiyorum. Bırak beni…” diye bağırmaya başlamıştım ki, ağzımı eliyle kapattı. Sesimi çıkaramaz oldum. Aptallaşmıştım. Hala ne olduğunu kavramaya çalışıyordum. Ellerim arkamda bağlıydı ve bir el onları tutup kıpırdamama izin vermiyordu. Bir el ağzıma kapanmış, bağırmama engel oluyordu.

“Bebeğim. Kendini rahat bırak…” diye fısıldadı kocamın sesi… “Bağırma… Karşı koyma… Doğum günü sürprizine hazır ol… Başlıyoruz…”

Başlıyoruz? Kim başlıyor? Neler oluyor?

Birden ağzımı kapatan el çekildi. Hemen arkasından az önce dudaklarıma dayanan penisin temasını ağzımda hissettim. Otomatik bir refleksle ağzımı açtım, içeriye girmesine izin verdim. Evet… Kocamın siki değildi bu… Başı zorlayarak girmiş, bir yumruk gibi ağzımın içinde duruyordu. Dilimi hareket ettirdim ağzımın içinde… Emdim. Dışarıya çekti. Dilimi uzatıp peşinden gittim. Yaladım.

“Kim olduğunu bilmiyorum.” dedim ağzıma dayanan sikin sahibine… “Ama kocaman bir sikin var anlaşılan… Pezevenk kocam beni sana ikram ettiğine göre, zevk almaya bakalım. Sana da, kocama da zevk vericem. Bu gece bizim gecemiz…”

Ben ağzıma dayanan penisi yalayıp emmekle uğraşırken, arkamda bağlı duran ellerimde bir sıcaklık hissettim. Bir tane daha penis… Parmaklarıma değiyor, avuç içimi okşuyordu. Parmaklarımı aralayıp tuttum, avucumun içinde kalın bir alet vardı. Görmesem bile büyüklüğünü hissediyordum. Ateş gibi yanıyordu.

“Ne oluyor Efe? Ne yaptın sen kocacım? Kaç kişi var yanımızda? Doğru söyle bana…”

Cevap veren olmadı. Sadece solumalar… Sağımda solumda nefes alıp veren erkeklerin kısmaya çalıştıkları zevk inlemeleri… Sonra bacaklarım çoraplarımın üzerinden okşana okşana biraz zorlayarak aralandı. Bacak içlerimde çıplak bir tenin sıcaklığını duydum. Offf… İyice açtım bacaklarımı… Elbisemin eteğinin altına girmişti o sıcacık eller… Külodumun üstünden kadınlığımı okşadı parmaklar…

“Mmmm…” diye inleyerek arkaya, avucumun içine verilen kalın penisin sahibinin kucağına kaykıldım, erkekliğini hırsla sıktım. Ağzımın içindeki erkek organı yüzünden boğuk çıkmıştı sesim…

Bacaklarımı okşayan eller kalçalarımdan tutup biraz öne çekti, yatağın kenarına getirdi popomu, bacaklarımı iyice araladı. Artık daha rahat çalışabilirdi bacak aramda… Arkamdaki nazikçe hafif öne iterek arkamdan çekildi, vücudumun üst kısmını yatağa yatırdı. Ayaklarım yere basıyordu.

Önümdeki erkeğin elleri tekrar çoraplarımın üzerinden bacaklarımı okşayarak içeriye daldı. Çorabın dantellerini, jartiyerimin lastiklerini okşadı, çekiştirdi… Bacak içlerimde, çıplak tenimde sıcak ten temasını hissedince zevkle ürperdim. Parmaklar külodumu araladı, amımın dudaklarında sıcacık bir dilin temasını hissettim.

“Ohhh… Çok güzel… Devam et… Yala amcığımı… Sakın bırakayım deme.”

Bu arada iki yanımdan iki sertlik ağzıma dayanmış, dudaklarımı, yanaklarımı okşuyorlardı. Başımı sağa sola çevirip onları yakalamaya, dudaklarımı okşayan aletlerini ağzımın içine almaya çalıştım. Benim oral sekse ne kadar iştahlı ve hevesli olduğumu anlayan erkekler sırayla ağzıma sokmaya başladılar aletlerini…

Birini ağzımın içinde yalayıp emiyor, gırtlağıma kadar almaya çalışıyordum bir süre… Arkadan ağzımdaki çıkıyor, diğeri giriyor, aynı işlemi ikinciye de uyguluyordum. Ah, onları ellerimle tutup okşamak, ağzıma kendim sokmak isterdim ama ne çare… Ellerim hala bağlıydı.

“Efe… Ellerim arkamda, altımda kaldı. Canım yanıyor kocam… Ne olur, çözün beni… Hem ben de sizi okşayayım, seveyim.” diyerek yalvardım adeta…

Birden bacak aramdaki dilini, diğerleri penislerini çektiler. Ayaklarımdan tutuldu, bir sürü el hoyratça kaldırdı beni, başım yastıklarda yatağa uzatıldım. Aynı anda kollarımı iki yana açtılar, iki yanımda iki ayrı erkek ellerimi bileklerimden sımsıkı bağlayıp gerdiler.

Heyecan içindeydim. Hiç böyle bir şey yaşamamıştım şimdiye kadar… Çarmıha gerilmiş gibi yatakta yatıyor, kollarımı hareket ettiremiyordum. Bacaklarım ise serbestti.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir