Her şey nasıl başladı? – 1

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Her şey nasıl başladı? – 1
(Bu hikayenin kendisi, yer ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.)

Anadolu’nun çorak toprakları…

Göz alabildiğince uzun buğday tarlalarının arasında kalmış minik, güzel ve garip insanlarla dolu şehrim. Henüz 90’lı yılların başlamadığı, sokaklarında bisiklet sürdüğümüz, misket oynadığımız güzel mahallem. Kimi zaman eğlence için, kimi zaman da sinema gösterileri için kullanılan o yerde sünnet olmak için sıramı bekliyordum. Üzerinden neredeyse 30 yıl geçmesine rağmen o korkuyu hala hissedebiliyorum. Beni 3-4 kişinin zor tuttuğu ve usturanın deriyi bir garip hisle birlikte götürdüğünü dün gibi hatırlıyorum. Çeşitli zamanlarda onlarca dikiş yedim ama derimin ilk defa dikildiği anı ve sonrasında 3-5 saat her işediğimde akan o kanlı idrar ve o idrarın verdiği acı ile dolu zevki hala unutamıyorum.

Benim mahallem; şehir merkezinden yaklaşık 8 km dışarıda, bir fabrikanın lojmanlarından oluşan, çam ağaçları ile çevrili güzel mahallem. Sokaklarında ne güzel bisiklet sürmüş, içindeki futbol sahalarında ne güzel top oynamıştık. İlkokulumuz evlerimize o kadar yakındı ki bulduğumuz her fırsatta top oynardık. Bazen çift kale maç yapmaya yeterli sayıda olmadığımızda o zamanın meşhur oyunu 9 aylık oynardık. Amaç topu yere değdirmeden havada sektirerek kaleye gol atmaktı. Ayakla atılan goller 1 ay, kafa ile atılan goller 2 aylıktı. Kaledeki kişi topu havada yakaladığında şutu çeken kaleye geçerdi.

Zaman böyle akıp giderken 9 yaşıma gelmiş ve 90’lı yıllara da giriş yapmıştık. Bana ait bir odam hiç olmadı. Ders çalışırken salonda çalışmak zorundaydım ve en büyük zevkim yüzüstü uzanarak sayıları toplamaktı. Zamanla yüzüstü uzandığımda sikimin sertleşmeye başladığını farkettim ve ders çalışmaktan garip bir zevk alıyordum. Belki de matematikteki başarımın sırrı bu zevktir. 🙂

Fabrika devlete aitti ve babam işçiydi. İşçiler çok yerinden kıpırdamasa da memurlar düzenli tayin oluyorlardı. Fabrikaya yeni tayin olmuş bir memurun Öztürk isminde bir oğlu vardı ve benden 1 yaş büyüktü. Öztürk hırçın, yaramaz ve kavgacı bir kişiliğe sahipti. Okul müdürünün babamla arasının iyi olmasından dolayı ben birinci sınıfa 1 yıl erken başlamıştım. Bu sebeple sınıfımdaki diğer arkadaşlarım benden büyüktü. Öztürk, ben ve diğer arkadaşlar ile zamanla iyi anlaşmıştı ve top oynamak en sevdiğimiz aktivitemizdi.

Günlerin birinde Öztürk’ten o yaşa göre saçma ama şimdiki hayal dünyamı şekillendiren o teklif geldi. 9 aylık oynayacaktık ama ilk yanan kişiye oynayan herkes kıyafetleri üzerindeyken 2 dakika sürtecekti. 🙂

5 kişiydik. Öztürk, ben, Murat, Ali ve Hasan. Teklif riskliydi. Üstte olursam, ders çalışırken sert zeminde aldığım hazzı bir göt üzerinde alacaktım. Ama altta kalırsam beni neyin beklediğini bilmiyordum. Yine de üstte olma ihtimali daha ağır bastı ve teklife tamam dedim. Oyun başlamadan önce top sektirerek kimin ilk kaleye geçeceğini seçtik. En kötü top sektirenlerden birisi bendim ama Murat’ın benden daha kötü top sektirmesi ile kaleye geçmekten kurtulmuştum ve oyun başlamıştı.

Oyun esnasında sadece 1 kez kaleye geçtim ve onda da çok durmadan havada topu yakaladım. Çünkü çift kale maçlarda kalecilik yapıyordum. Oyun da çok uzun sürmedi. Çünkü Ali kısa sürede 9 ayı tamamlamıştı. Öztürk mahallede kuytu bir yer aradı. Sonuçta 9-10 yaşlarında çocuklardık ve 4 kişi bir kişiye sürtecekti. Sonunda bulduğumuz kuytu yerde Ali hepimize bakıyordu. Biz her şeyden bihaberken Öztürk Ali’ye yüz üstü yat dedi. Ben şimdi de, o zamanlarda da şort giymezsim. Ama Ali o gün dar bir şort giymişti. Hasan ve Murat 2 dakikasını doldurdu. Öztürk ben en son yapacağım diyerek benim işimi bitirmemi istedi.

9 yaşında, yüz üstü ders çalışırken minik siki sertleşen bir çocuk olarak Ali’nin üzerine uzandım. Ali’nin yumuşak götüne değer değmez sikim sertleşmişti. Tıpkı Hasan ve Murat’ın yaptığı gibi ben de 2 dakika boyunca hareketsiz olarak bekledim ve süre dolunca kalktım. Benden sonra Öztürk’ün sırasıydı. Öztürk Ali’nin üzerine 1 dakika boyunca hiç uzanmadı ve sadece Ali’nin götünü okşadı. İlk defa böyle bir şey gören ben şaşkın şekilde bakıyordum. Kalan bir dakikasını da Ali’nin üzerinde git gel yaparak bitirdi. 9 yaşında masum bir çocuk olarak ben ilk defa götün okşanan bir şey olduğunu o zaman anlamıştım. 🙂 Sonrasında tüm çocuklar burada yaşanan burada kalır diyerek ve kimseye bir şey söylemeyeceğimize söz vererek oradan evlerimize gittik.

O günden İstanbul’a taşınıncaya kadar geçen sürede(3 yıl) aklımda dersten ve ders çalışırken yüz üstü uzanarak aldığım zevkten başka bir şey yoktu. Bazen farklı zevkler de alıyordum tabi. O zamanın en muhteşem teknolojisi olan VHS kasetlerden filmler izliyorduk. Bizim evde küçük kasetli VHS vardı. İzlediğimiz dövüş ve macera filmlerinde zaman zaman öpüşen karşı cinsler, çok sık olmasa da görünen kadın memeleri ve götleri eğer babam kaseti ileri sardırmazsa zevk verici yan etmenlerdi. 🙂

Hikayemiz İstanbul’da devam edecek. Hikayemizin İstanbul ayağında 14400 modem hızlarında girilen ilk porno siteler ve bu sitelerin benim hayal dünyamı ne hale getirdiğini anlatacağım. 🙂

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir