Karavan

Karavan
Karavan
Biz Trakya’da bir sahil ve tatil kentinde yaşıyoruz. Bu yörenin en güzel kızlarından biriyle, Suzan’la evlendim. Uzun, sarı saçlı, zayıf, orta boylu, uzun bacaklı, güzel kalçalı bir kadındır.
Ancak her güzelde olduğu gibi karımın da bir kusuru var; göğüsleri küçüktür. Her şeye bir anda sahip olamıyorsunuz. Ancak evlilik hayatımız boyunca o daha da güzelleştirdi.

Yirmi yıldan beri süren evlilik hayatımız, seks hayatımızı da sıkıcı hale getirmişti. Her gece aynı şey! Bu sıkıcılığı biraz olsun yenebilmek için, fanteziler kurmaya başladım. Hatta biseksüel zevkler de edindim. En etkileyicisi ise, karımın başka adamlar seks yapmasıydı. Benim, bir başka erkekle birlikte karımla üçlü seks yamayı hayal ettiğimi söyleyerek, ona hiç başka bir adamla seks yapmayı düşünüp düşünmediğini sordum, ancak tabi ki asla olmadı olmaz dedi. Ancak, zamanla bu konuda onunla o kadar çok konuştum ve o kadar çok tartıştım ki, sonunda ikna oldu. Ama ancak bunu sadece hoşlanacağı biriyle yapabileceğini söyledi.

Ancak hemen birini bulamadık. Kentimizdeki, genellikle yalnız erkeklerin tatil yaptıkları, çadır ve karavan parkları vardır, geceleri oralarda dolaşarak uygun bir adama aradık. Üçüncü gece aradığımız adamı kampta bulduk. Yirmi beş yaş civarında oldukça genç ve yakışıklı biriydi Murat. Sohbet edip karşılıklı şüphelerimizi giderdikten sonra niyetimizi açıkladık. Çok şaşırdı, şüphelendi ama sonunda ikna olup Cuma günü buluşmak üzere sözleştik. Cuma gününü sabırsızlıkla bekliyordum. Hafta geçmek bilmedi.

Cuma günü geldiğinde, ben isteme rağmen bir fahişe gibi giyinmedi. Bir iş kadını gibi giyindi. Sonra arabamıza binip, buluşmamıza gittik. Murat bizi bekliyordu, konuşmadan arka koltuğa oturdu. Karım son kez bana gerçekten onunla yatmasını isteyip istemediğimi sordu; rahat olmasını gerçekten istediğimi söyledim. Biraz mütereddit arka koltuğa, Murat’ın yanına geçti. Ben arabayı uygun bir yere çekip parkelerden, onlar öpüşmeye başlamışlardı bile. Adam çabucak karımın giysilerini çıkarıp onu bir çırpıda çırılçıplak bırakmıştı.

Ben karanlıkta ön koltukta otururken, karım Suzan’ın memeleriyle oynuyordu. Sonra ellerini aşağıya kaydırıp amıyla oynamaya başladı. Yabancı biri karımın en mahrem yerlerini hissedersen, ben garip bir heyecanla onları seyrediyordum. Sikim şişmişti… Murat kemerini çözüp karımın elini pantolonunun içine sokmadan önce yaklaşın dakika kadar onun vücudunda dokunmadık, okşamadık yer bırakmamıştı. Karım eliyle siki fermuardan dışarı çıkarınca mavi gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Ne güzel siki vardı Murat’ın! Pürüzsüz teni ile en az yirmi santim vardı, serin akşam havasında titriyordu.

Murat hiç tereddüt etmeden, karımı arka koltukta sikmek için köpekleme pozisyonunda domalttı ve arkasına geçti. Sonra benden sikini tutup karımın amına sokmamı istedi. Bu bizim için müthiş bir sürprizi, aklımı kaçıracaktım. Benden sikişi başlatmamı istiyordu, bu karımın aklındaki tüm şüpheleri yok etmişti. Ben de Murat’ın teklifini kabul ettim.

Arka koltuğa doğru uzanıp biraz çekinerek adanın sikini tuttum. Gövdesini kavrayıp başını karımın amına sürttüm. Diğer elimle amının dudaklarını aralayıp, bu kaygan, iri ve kalın sike, karımın sırılsıklam olmuş amının yarığına doğru yol gösterdim. Karım ufak bir kadın olmasına rağmen bu kalın ve uzun aleti sorunsuzca içine almıştı. Zira ikisi de sırılsıklamdı ve bu nedenle adam kolayca kaymıştı içine…

Artık dönülmez noktaya gelinmişti, Murat, karımı hararetli bir şekilde bir fahişeymişcesine sikiyordu. Suzan’ın suratı adeta ilk kez sikiliyor gibi bir hal almış, kalçalarını adama doğru bastırıyordu. Adam karımın amının dibine her sert şekilde sokuşunda inliyor, Suzan’ın da adeta nefesi kesiliyordu.

Onlar sikişirken ben tam iki kez boşalmıştım. Sonra Murat da boşaldı. Ama karım boşalmamıştı. Buna rağmen güzel sikişmişti.

Sonraki hafta için sözleşip ayrıldık. Murat ayrılırken bize telefonunu verdi. İlk randevudan sonraki beş hafta boyunca haftada bir Murat’la buluşup arabada sikişmeye devam ettik. Bu buluşmalarda aktiviteye ben de katıldım. Karımı iki yönlü beceriyorduk. Murat arkadan amını sikerken ben önden ağzını sikiyordum. Benim aletim Murat’ınkinden oldukça küçük olduğundan, bu paylaşım yerinde ve uygun oluyordu.

Son hafta, buluşmak üzere yola çıktığımızda, Murat telefonla aradı ve hep buluştuğumuz yerin biraz uzağında bir tır parkında, karavanı olan bir arkadaşı olduğunu, iki kişi olacaklarını, karımı oraya getirmemi istedi. Ben bu değişikliği karıma söylemeyeceğimi, ama oraya getireceğimi söyledim. Umarım karım sorun çıkarmazdı.

Her zamanki buluşma yerimizden yaklaşık an dakika daha fazla gidince, karım nereye gittiğimizi sordu. Ben Murat’ın bir tır parkında bizi beklediğini söyledim. Oraya vardığımızda parkın dikkat çekmeyecek bir noktasına park ettim. Murat bizi gördü, yanımıza gelip karımın elinden tutup karavana doğru götürdü. Karım ona güveniyordu. Keşke ne olacağını bilseydi…

Suzan hiç bir şey demeden Murat’ı takip etti. Tır parkını boydan boya yürüdük. Bazı tır şoförleri biz yürürken şaka yollu farlarını açıp kapayarak bizi selamladılar. Karavana vardığımızda, Murat bizi karavanın sahibi Eşref ile tanıştırdı. Eşref altmış beş yaş civarında, yaşına göre yakışıklı bir adamdı.

Karım ne olacağını anlamıştı. Ama benim iyiliğimi düşünerek ses çıkarmadı. Murat karımı kucaklayın öptükten sonra oturup biraz konuştuk. Murat “Bu gece Suzan’ı Eşref de sikecek” dedi. Karım, Murat’a bakarak, bu konuda pek istekli olmadığını, üçlü grubumuzun dışına çıkmak istemediğini söyledi. Murat karımı ikna etmek için, Eşref’in iyi adam olduğunu, eniyi arkadaşı olduğunu, eğer birlikte olduğu kadınlar yalan söylemiyorsa seks konusunda tam bir aygır olduğunu anlattı. Suzan her ikisinin de prezervatif takmaları şartıyla bu durum kabul etti.

Bunun üzerine Murat ile Eşref soyunmaya başladılar. Ardından ikisi birden Suzan’ı soydular. Sonra Eşref karımı yere yatırdı. Manzara şöyleydi; karım bir karavanın içinde bir kamp yatağının üzerinde, bacakları yayılmış, dizleri dikti, muhteşem biçimli kalçalarının ritmik sallanan kafalarını gizlediği iki adam karımın amını yalıyordu. Eşref’in sertleşmiş sikini görebiliyordum. Murat ona dönüp, “sen karavanın sahibini ilk sıra senin” dedi.
Eşref’in siki Murat’ınkinden kadar büyük değildi ama dibi çok kalın ucu ise bir parmak kalınlığındaydı. İlginç bir şekli vardı. Ben seyrederken, adam sikini karımın istekli amına soktu. Yaşından beklenmeyecek mükemmellikte sikiyordu. Sikerken, ona “oruspum benim” diye hitap ediyordu. On dakika kadar aynı pozisyonda siktikten sonra, boşaldı. Yerini Murat aldı, sıramdan gelmişti.

Kapının tıkladığını duyduğumda, Murat karımı yaklaşık yirmi dakikadır sikiyordu. Karavandaki Tek giyinik kişi ben olduğumdan, kapıyı ben açtım. Kapıyı biraz aralayacak kimin geldiğine baktım. Sanırım bir tır şoförü kapının önünde dikiliyordu. Ne istediğini sordum. Buraya gelirken bizi gördüğünü, sonra da karavanın sürekli sallandığını fark ettiğini ve içerde bir eğlencenin olabileceğini ve bu eğlenceye kendisinin de katıla bileceğini düşündüğünü söyledi.
Bu durumu ayrılmış bacaklarıyla Murat’ın altında yatan eşime sordum. Yarı kapalı gözlerle adama baktı. Yirmili yaşların başlarında, yakışıklı, muhtemelen üstünü çıkararak tırını kullandığından yanık tenli biriydi. Yaşadığı sikiş nedeniyle neden nefese yanıt verdi; “pantolonunun içindekini göreyim, sonra karar veririm!”

Adama dönüp, “pantolonunu sıyır, karım malını görecek” dedim. Adam hemen kemerini çözüp, külotuma birlikte pantolonunu ayak bileklerine kadar indirdi. Ortaya en az 23 santim yay gibi sallanan aleti çıktı. Karım bir muhteşem alete sonra bir de adamın yüzüne bakıp, bana döndü ve “prezervatif takmak zorunda, takarsa olur” dedi. Adamı içeri girmesine izin verip, kapıyı kapadım. Tüm bunlar olurken, Murat hala Suzan’ı sikmeye devam ediyordu. Yeni gelen adam hemen soyunup sikişen çiftin yanına oturup, karımın çıplak vücudunu okşamaya. Bu manzara Murat’ın hırıltılar çıkararak hemen boşalmasına neden olmuştu.

Eğilip, yeni gelen adamın sikini temizlemek için ağıma aldım. Hayatımda gördüğüm en sert sikti; tıpkı Demir bir çubuğa benziyordu. Kafamı tutup kaldırdı ve “yeter senin görevin tamam, şimdi gitmem gerek” deyip, karıma yöneldi.

Karım Suzan hala yatakta, bacakları ayrık yatarken, adamın sikine prezervatifi elleriyle geçirdi. Ama adam bir çırpıda prezervatifi çıkarıp, karımın bacakları arasına girdi. Adamın çıkarıp fırlattığı prezervatif, gözlerimin önünden geçerek yere düştü. Sonra tek bir hareketle sikini karımın amına, kılıcı kazaya sokar gibi soktu. Sonra siki bir piston gibi içeri dışarı çalışmaya başladı. Dibine kadar soktuğu aleti, amın dudakları ucuna kadar çekiyor, sonra yeniden dışına kadar sokuyordu. Daha önce hiç böylesini görmemiştim; bir makine gibi, hep aynı hareketi yaparak sikiyordu. Söylenecek bir şey yoktu, sözün bittiği yerdi.

Beş dakika içinde adam, karıma çığlıklar attıracak orgazm etmeyi başarmıştı. Yirmi yıldan beri ilk defa bir sikle, yani sık içindeyim orgazm oluyordu. Görülmeye değer bir manzaraydı; Suzan gerilmiş, belini yukarı kaldırmış, amı adeta kendi ifadesiyle adamın çelik boru gibi sert olan sikinin üzerinde aşağı yukarı hareket ediyordu.

Birlikte boşaldılar. Adamın tüm spermlerini boşaltması bir dakikadan fazla sürmüştü. Boşalması bitince adam karımın üstüne yığılıp kaldı. Suzan’ın nefesi kesilmişti, içecek bir şeylere ve dinlenmeye ihtiyacı olduğunu gören diğer iki adam, tır şoförünü, karımın üzerinden kaldırıp yanına attılar. Suzan’ın ayrık bacakları arasından görünen amı ve adamın sikinden gecenin serinliğinde buharlar yükseliyordu. Spermler, karımın amının yarığından sızıyordu ama o bunun farkında değildi veya orgazm sonrası böyle olduğunu sanıp aldırmıyordu. Ben ve diğer iki erkek, şaşkınlıkla izlerken, boşalmasına rağmen siki inmeyen adam karımı yakalayıp yatağın üzerine uygun pozisyonda yerleştirip pırıl pırıl parlayan aletini karımın yumuşamış amına yeniden soktu. Yeniden boşalmadan önce yaklaşık yirmi dakika daha sikti. Bir makine gibi, hiç bir şey demeden, sikini önce amının dudaklarına, ardından da yerden aldığı karımın külotuma silip temizledi. Sonra, “ne sıkı bir oruspuymuş!” dedi ve çıktı. (Karım daha sonra evde bana, “o adam bana ilk orgazmımı yaşattı ya, o orada benden ne istese yapardım” dedi)

Adam çıkar çıkmaz Eşref eğilip amını diliyle temizlemeye başladı. Sonra üçümüz birden amını dilledik.

Tam bu sırada kapı yeniden çaldı. Biz adamın gitmekten vaz geçtiğini düşünerek kapıyı açtım. Gelen o değildi. Bu defa başka bir tır şoförü duruyordu kapıda. Ne istediğini sorduğumda, arkadaşının sikiş için gönderdiğini söyledi. Eşref içeri girmesine izin vermemi söyledi, ama eşim istemedi. Ama kimse onu dinlemedi. Çünkü biz erkekler, önceki gibi bir gösteri izleyeceğimizi umuyorduk.

Karım hala çıplaktı, diğer üçümüz ayakta bekliyorduk. Bu defa kimse prezervatiften bahsetmedi bile. Bu da öncekinin yaşlarındaydı ama onun kadar yakışıklı değildi. Sikini çıkardı, karımın üstüne çıktı ve çok sert ve hızlı bir şekilde sikmeye başladı. Genç tır şoförü, az sonra, anırma sesini andıran bir ses çıkararak karımın içine boşaldı. Nefesini toplayınca, karımın amına yapışmış, kirli bir nemlilik bırakarak sikini amından çıkardı, kâğıt mendile sildi. Ayrılırken, “ne oruspuymuş be! Recep doğru söylemiş vallahi” dedi ve çıkıp gitti.

Bu olanlardan sonra Eşref de karıma “oruspu” diye hitap etmeye başladı. Karım yorgunluktan bitmişti. Sanırım kendisine oruspu denmesinden pek hoşlanmamıştı ama bir taraftan da hoşuna gidiyordu. Eminim, biz buradan ayrılmadan önce, gelecek hafta da aynısını yapmak için söyleyecektir.

Bu durumda gelecek hafta da dileğim yerine gelecek, yine karımı başka adımlarla sıkışırım seyredeceğim. Ama umarım bu durumdan yorulur bıkmam; zira karımın kısa sürede bu durumdan vaz geçeceğini sanmıyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir